Bu yaşadığın artık kaygı değil, bunu hayat biçimi haline getirdin ve bu çok yorucu. Başkalarının hayatlarını kendine entegre edemezsin. Herkes kendi içinde kendi dinamiğinde bambaşka hikayelere sahip. Ne benziyorsunuz ne de benzeyeceksiniz. Önce bunu anlamak, kabullenmek ve yola devam etmek gerek… her gördüğün kötü haberden etkilenemezsin mesela, o insanların ne hissettikleri seni ilgilendirmemeli. “Ben olsaydım böyle hisseder miydin?” de bir kaygıdır mesela… zihnini, bedenini, aileni bununla yoramazsın. Önce sen, sonra ailen bunu haketmiyorsunuz. Mutlu olmayı bilen ve bunu beceren biriydin sen sana ne oldu ? Nasıl oldu da uykuların kaçacak kadar böyle hisseder oldun, böyle düşünür oldun?
Çık şu havadan, nefes almak için çok güzel bir sebebin var, onu düşün, onu yaşa… sana bahşedilen bu kaderin keyfini sür… bir gün tadın kaçacakmış gibi yaşama, çünkü tadın kaçarsa o zaman nasıl başedeceğini düşünürsün. Ve hep üstesinden geldin, hep gelebilirsin.
Sen hayatın tadını çıkar, gerisi hallolur… düşünmeyi bırak, sadece yaşa…